şiir yürürlükten kalkmadı daha
şarkılar başladı mı bitmeli
günün yorgunluğuydu götürdüğüm
kahveyle filan geçiştirilecek gibi değil
önüme biri çıksa yol veriyorum
onun da bana yol vereceği tutuyor
başlıyor mu sana bir ikram faslı
ağırdan alsam otobüsü kaçırsam
kaldırımlar hep yokuş çıkıyor
dönemeçlerde yaslandığım banliyö
o bile değişmiş tanıyamadım
haydarpaşa'dan getirdiğim denizi
biletsiz yolcu gibi göztepe'de indiriyor
şimdi ben gördüm ya herkes gördü
lodosun ardına bakmadan götürdüğü
çocuğun kaçırdığı balonu gördüm
bırakın balonu alın uçurtmamı
damda kalan topum da sizin olsun
kim getirir nasıl getirir bilemem
ama getirin artık şu balonu
söyleyin ne istiyorsunuz daha
çocukların ağlaması
birilerine hala dokunuyor
şiir yürürlükten kalkmadı daha
günün yorgunluğuydu ağaçlar
ama onlar ağaçtı
ya boğaz tokluğuna
kanat açan kuşlar
biri yorulup da düşse
kıyameti koparır bağırırdık
kuşlar ki ufukta nokta
yakında bulut
dağda akşam
kuşlar ki
göçün kitabını yazmış
maviyi göçe nasıl zorladılar
küçüldü kubbe çözüldü mavi
narçiçeğinden karmen'e dönüştü dağlar
bir koşturmaca bir panik
bir cümbüş ki akla zarar
yetiştiğinde purissia'nın takviyeleri
deniz mavisi çoktan denize düşmüş
iskele son yaralılarını topluyor
bulutlar hasar tesbitini bitirmek üzereydi
gözümüzün alıştığı yerde ağaçlar
yine de ayaklarını uzatıp yatmadılar
günun yorgunluğuydu güneş
çekildi dağlara
bu sırada
rüzgâr çıktı ya
gardrop açılır
üstünü değişir dağlar
bir türlü eskitemediği
damatlık elbisesi vardı
onu giyinir çıkar gökyüzü
ağaçlardan ağaçlara yaprak hışırtıları
asansörde kalma korkusu bulaşır
gider eski yerine oturur park
elele tutuşur sokak lambaları
karanlıkta teker teker
çiçek açar pencereler
şimdi gemideysen her şey olabilir
tut ki boşta bulunmuşsun
kolunun altından küpeşte kaymış
bedenin 'bırak gideyim' diyor
bırak yakasını seni tutan ne varsa
/karanlık dediğin böyle mi görev yapmalı
nerede yolcusunu denize indiren hergele
görünürde kulaca bilet kesmeyen
van gogh'un en kötü kopyası
buz gibi suda uzaklaşan
tümerküz kampı kılıklı iskele..
günün yorgunluğuydu gemi
yaslandı iskeleye
yükler yerçekimlerini alıp gittiler
gökte ay'ı koydunsa bul
oturup yıldızları bekleyecek değil ya
iskele de alıp başını gitmişse
sen sap gibi kalmışsan
üşüyorsan acıkmışsan
kibritin var sigaran yoksa
miden ikide bir ağzına taşınıyorsa
tasalanma birazdan aydınlanır ortalık
duvarlar az daha kenara çekilir
dükkânlar biraz daha dükkâna benzer
az sonra resmigeçit başlayacak
süt dökmüş kedi gibi
görücüye çıkacak bir gemi
ben elimden geleni yapacağım
deniz elbet denizliğini yapacak
ama hava raporu ne derse desin
- sandallar bugün benden!
çocuklar sevinçten çıldıracak
birileri için ağlıyorsa birileri
birileri içinse sevinç hâlâ
aceleye getirme bitir şarkını
şarkılar başladı mı bitmeli
şiir yürürlükten kalkmadı daha