davetsiz misafir
geceye avuç açan akasya dallarına
gözlerimle yapıştırdığım ayışığı
ben gidiyorum
sen de taşın
bacaklarıma basan ağırlığın
şikâyet bilmez beton yorgunluğu
içimde giderek azalan yeşil alanları
yanınıza alın
siz de taşının
ya şimdi sular geldiyse
açık unuttuysam musluğu
kurduğum saat ya sabah çalmazsa
bütün buna benzer ya’lar
sizler de
taşınabilirsiniz
“ öteki yerler açık ve
az bulutlu geçecek
dalga yüksekliği..”
bırakın dalgayı radyoyu kapatın
çekin telefonu prizden
öyle bir davet geldi ki
yerinden
malı güdene
yolu gidene
aşkı bilene
çöpüne kadar bırakarak
kendime misafirliğe gidiyorum, hey!
bari bu kez
evde olsam